Ahıska TürkleriHaberlerKöşe YazısıManşet

Başkan Yılmaz'dan Yalana Davet

Yakın bir süre önce Ardahan Haberleri isimli internet sitesinde Selahattin Yılmaz isimli Ardahan Küçük Sanayi Kooperatif Başkanı’nın bir açıklamasını okumuştuk. Konuyu sosyal medyada gündeme taşıyan Burhan Özkoşar bu hareketi ile Ahıska Türkleri’nin konuya tepki göstermesini sağlamıştı. Bununla yetinmeyip DATÜB adına bir açıklama yapan Burhan Özkoşar “Zorunlu Açıklama” adı altında Selahattin Yılmaz’a cevap vermişti.
 
başkan yılmazdan yalana davet hd
Aradan günler geçti. Başta DATÜB Avrupa Temsilcisi Burhan Özkoşar olmak üzere bir çok Ahıskalı Türk tarafından tepki alan Selahattin Yılmaz geri adım atmak zorunda kaldı. Ardahan Küçük Sanayi Kooperatif Başkanı Selahattin Yılmaz yeni açıklaması Ardahan Haberleri isimli internet sitesinde yer aldı. Açıklamasında Yılmaz şunları aktardı;

“Köyümüze gelen ailelerden sürekli olarak duyduğum konuyu gazeteciye ilettim. Sonradan gelen tepkilerden anladım ki istemeyerek de olsa sehven kullanmış olduğum kelimeler Ahıska Türklerini çok üzmüş. Haberin yayımlanmasından sonra ilk tepki Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Avrupa Temsilcisi Burhan Özkoşar’dan geldi. Özkoşar telefonda bana ulaşarak şunları anlattı. “Sizce vatanını terk ederek kaçıp Ardahan’a gelen mi vatanseverdir yoksa yurdunda kalıp ata dede topraklarını terk etmeyen mi vatan hanidir?” Bu cümle gerçekten etkilendiğim ve beni düşünceye sevk etmiştir. Burhan Özkoşar aynı zamanda sürgünde yaşayan Ahıskalı Türklerin duygularına tercüman olduğunu belirterek hem kendisinin hem de temsil ettiği Ahıska Türklerinin çok üzüldüğünü, bu kelimeleri birer hakaret olarak algıladıkları hatta bazılarının küfür derecesinde algıladıklarını ifade etmiştir. Sehven olarak kullanmış olduğum kelimelerden ötürü Ahıskalı Türklerin üzülmelerine gönlüm razı olmamıştır. Bundan dolayı son derece üzgünüm. Ben bu haberde bütün Ahıskalıları kast etmedim”

 
Özür dileme maksadı ile yapılan bu açıklamada bir önce ki açıklama kadar yersiz bir ifade biçimiyle olmuş. Üstüne üstelik mecburiyetten yapılan bir açıklama olduğu ise açıkça ortadadır. İsterseniz gelin bu olayı biraz açalım.
18 Mayıs 2016’da “Yılmaz’dan Ahıskalılara: Kırım unu bitti mi?” başlığıyla http://www.ardahanhaberleri.com/haber/12962/yilmazdan-ahiskalilara-kirim-unu-mu-bitti adresinde yer alan haberde Başkan Yılmaz, çok dolu olduğunu belirterek bizlere saydırıyordu. Zaten yazıda bile Yılmaz’ın Ahıska Türkleri için “ateş püskürdüğü” belirtiliyordu. Yılmaz koca bir halk için “vatan haini” yakıştırması yapıyordu. Ahıska Türkleri hakkında hayali olaylar ile hakaretler sıralayan Yılmaz daha sonra açık olarak hedefini belli ediyor ve devletten taleplerini ard arda sıralıyordu. Bir ara gaza gelen Yılmaz kışın Ardahan’dan vergi alınmamasını bile talep ediyordu. Yani Yılmaz’ın derdi ne Ahıska Türkleri idi ne de Kırım Unu. Yılmaz evinde ki unu arttırmanın derdindeydi. Sonra aradan zaman geçti ve gelen tekpiler neticesinde yukarıda ki açıklamayı yaptı. Son dönemin popüler kelimesi “sehven”e özür açıklamasında iki kez yer veren Yılmaz resmen durumu kurtarmaya çalışmıştı. İlk açıklamasında olayları kendi yaşamış gibi anlatan Yılmaz nedense bir anda ikinci açıklamasında olayları köyüne gelen insanlardan öğrendiğini belirtmişti. Daha sonra Burhan Özkoşar ile yaptığı telefon görüşmesine atıfta bulunarak üzüldüğünü ve sözlerinin yanlış anlaşıldığını ileri sürmüş. Peki olaylar gerçekten de Yılmaz’ın dediği gibi mi?
 
Olay ilk ortaya çıktığı gün Ardahan Haber Gazetesinin ve söz konusu internet sitesinin sahibi Özkan Karakaya ile telefon görüşmesi yaptım. Yaklaşık 1 saat telefonda görüştük. Gazete sahibi Karakaya aslen kendisinin de Ahıska Türkü olduğunu, Ardahanlı olmak ile Ahıskalı olmak arasında bir fark görmediğini belirtti. Ayrıca Ahıska Türkleri’ni çok sevdiğini belirterek olayda yanlış anlaşıldığını, konuyla ilgili gelecek her cevabı doğrudan yayınlayacağını belirterek işin aslını telefonda anlattı.
 
Yılmaz söz konusu gazeteyi arayarak açıklama yapacağını belirtiyor. Açıklamalarını yaptıktan sonra olay rafa kaldırılıyor. Gazete sahibi Karakaya açıklama da yer alan ifadelerden dolayı haberi yayınlamak istemiyor. Bu süre zarfında Başkan Yılmaz açıklaması yayınlansın diye sürekli Gazete sahibi Karakaya’yı telefonla arayarak baskı yapıyor. Karakaya İstanbul’da iken söz konusu yazı internet sitesinde yayınlanıyor.
Karakaya’nın bana yaptığı açıklama budur. Kendisini suçlamıyorum. Lakin ortada bir gerçek vardır ki hayali şeylerle Ahıska Türkleri’ne hakaret eden Başkan Yılmaz ilk açıklamasını “sehven” yapmamıştır.
 
Zaten özür amacıyla yaptığı ve kendisini savunduğu açıklamasında bile bunu açık bir şekilde ortaya koyan Başkan Yılmaz köyüne gelen insanlardan sürekli duyduğu şeyleri ilettiğini belirtmiş. Köyüne gelen insanların doğru söyleyip söylemediğini bilmeden koca bir halkı “vatan hainliği” ile suçlamak nedir? Kendisi hakkında Ahıska Türkleri’ne mensup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bireysel olarak davalar açarsa neler olur? Olay hukuki platforma geçtiği zaman alması muhtemel maddi ve manevi cezaların farkında mı?
Başkan Yılmaz’dan beklentimiz içeriğinde “sehven” kelimesi geçmeyen bir anlatımla aslında olayları ticari kazanç için yaptığını açıklamasıdır. Çünkü olaylar açıkça ortadadır. Aksi taktirde bu konu gündemde kalacak ve biz Ahıska Türkleri’de kendimize yapılan bu çirkin ithamlar ve saldırı karşısında sessiz kalmayarak meseleyi hukuki boyuta taşıyacağız.
 
O ve onun gibi düşünen insanların ise bilmesi gereken en önemli şey: Ahıska Türkleri’nin hiçkimse tarafından kullanılamayacağı olmalıdır. Zira bu millet iki farklı soykırım görmüş, yıllarca sürgün yaşamış, binlerce can vermiş ve onlarca acı dolu toplumsal yıkım yaşamış bir millet olarak kendine yapılan saygısızlığa cevap verebilecek kadar kudretli ve güçlüdür!
 
Not: Selahattin Yılmaz’ın özür dileme adına yaptığı açıklama http://www.ardahanhaberleri.com/haber/13068/selahattin-yilmazdan-ahiska-haberi-aciklamasi adresinden alınmıştır.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir