Ana Sayfa » Haberler » Ahıska Türkleri » DATÜB İftar Programı
Bir internet siteniz olsun ister misiniz?

DATÜB İftar Programı

Öncelikle Bursa’da Ahıskalılar için verilen iftar yemeğinde emeği geçen başta Sayın Datüb Başkanı Kassanov beye ve ekibine teşekkürler etmek isterim.

Bir millet düşünün ki öz be öz vatanında kimsesiz kalsın kimseyim diyende gelsin onu bile bile kimsesizliğe alıştırsın. Bizler bir birlik kurmaktan bu denli aciz miyiz? Yaklaşık 25 yıldır Türkiye’ye göçe başlamış olan bir millete bu kadar zor mudur sahip çıkmak? Allah razı olsun Sayın Cumhurbaşkanımız gördü duydu bizi de hemşerilerimizi savaşın ortasından aldı insan olduklarını ve bu vatanın evladı olduklarını hissettirdi. Biz millet olarak hiçbir zaman nankörlüğü kanımıza da arımıza da namusumuza da bulaştırmadık. Yapılanlara Elhamdülillah Allah razı olsun demesini de biliriz. Lakin Türklüğün getirdiği bir huyumuzda yanlış yapanın karşısına dikilip “ Ey adam sen ne yapıyorsun” demektir.

Datüb’ün düzenlemiş olduğu iftar programına gelecek olursak, iftarda insanlar oruçlarını açtı. Sırasıyla önce misafirler konuşmalarını yaptı. Aklıma takılan bir detay masada Başkan ve en etkili adamları Fuat Uçar Bey ve Molidze Bey (İsmini hatırlayamadım) varken “ Uzun dönemli ikamet “ ile ilgili bilgiyi Bursa temsilcisi vermeye çalıştı ancak konuştuğundan şahsen ben bir şey anlamadım. Çünkü oda ne konuştuğundan emin değil gibiydi. Sanki başkan “ temsilci sen konuş bir şey olursa ben demedim o dedi” demeye getirmek için bu yolu seçmiş gibiydi. Bir diğer husus bu iftarın yapılma amacı temsil edenlerin tebâsının sorunlarını dinlemesi ve onların sorunlarına çözüm önerilerinde bulunması diye düşünüyorum. Ancak sayın başkan kısa konuşmasında da uzun konuşmasında da 15 Temmuzda biz meydandaydık, biz ve gençlerimiz Cumhurbaşkanımızın yanındaydık dedi durdu. Bu bir reklam malzemesi midir? Siz meydandaydınız da diğer Ahıskalılar kümeste miydi sayın başkan? Emin olun sizler kadar diğer Ahıskalı hemşehrilerimde milletiyle beraber liderine ve demokrasisine sahip çıkmıştır.

Bir diğer husus ise Üzümlü ve Ahlat’a yerleştirilen hemşehrilerimize yapılan yardımların sürekli göze sokulması, yardım etmek insanı yaşam şartlarını sağlayabilmek için onları buraya getirtmedik mi? Bence bu konular daha mütevazı ve sakince duyurulmalı ve hatta belki de sessiz sedası halledilmelidir.

Gelelim asıl can alıcı noktaya, salondan içeri girerken bir adam oraya iştirak etmiş olan Veysel kardeşimize ısrarla “ Yapma Veysel bak kaç defa dedim yapma yapma yapma” diyerek söylendi. Önce kim olduğunu anlamadım hatta samimi olduğu biri olduğunu düşündüm. Lakin karamanın koyunu sonradan çıktı oyunu, o kelamı eden zat-ı muhterem bir gazetenin editörüymüş. Ve biz salondan ayrıldıktan sonra Veysel kardeşimizin arkasından onun hakkında görüş bildirmiştir. Bu ahlâken doğru bir davranış değildir. Söz hakkı olmayan birisi hakkında senin kelam söylemeye haddinde hakkında yoktur beyefendi. Aynı şekilde evladı orada olan şahsımın da tanımadığı Şehbender Bey ve birkaç kişi hakkında başkan ve etrafındakiler olumsuz ve delilsiz söylemlerde bulundu. Bunu da tasvip etmiyoruz çünkü oda orada değildi ve savunacak durumu yoktu. Bu durum orada ki evladını çok üzdü. Değer mi pirim yapacağım diye bir evladı oradayken babasını küçük düşürme çabası?

Gençlik kolları kurulmuş Datüb’ün inşallah muvaffak olurlar şimdiden emeklerine sağlık diyelim. Ancak bu kolun tam manasıyla işlevsel ve verimli olabileceğini ya da liyakata dayalı kadro belirlediğini görebilmemiz bir sonra ki seçim sürecine kadar beklememizi gerektirecek. Kuzenimde gençlik kollarının bir üyesi onun aracılığı ile başkan ve birkaç arkadaş hariç üyelerle tanışma fırsatım oldu. Yakinen tanımadığım için şimdilik hepsi özünde iyi çocuklardır demekle yetineceğim. Ancak o gün hepsinde bir huzursuzluk ve tedirginlik mevcuttu sebebi oraya muhalif olarak gördükleri eleştirel düşünebilen gençlerin gelmiş olmasıydı düşüncesinden olabildiğince uzak durmaya çalışsam da sanırım sebebi tam olarak buydu. Çünkü onlar çıkana dek ki bende onlarla beraber çıktım her saniye en az üçünün gözleri tıpkı bir tarama cihazı gibi bizim oturduğumuz masanın üzerindeydi.

Programın sunuculuğunu yapan beyde sanırım biraz olaya duygusal bakıyor ya da isteğinde kendisinin ya da çevresinin belli bir çıkarı var. Yoksa bilmez mi ki o Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer belediyeleri spora ve sporcuya din, dil, ırk ve renk ayırt etmeden destek verip yatırımlar yaptığını. Kültür merkezine gelince doğru yerden istemesini bilseydik yıllar öncesinden yoğun olduğumuz her bölgeye birer merkezimiz açılırdı.

Velhasıl kelam iftar programı amacına uygun muydu diye soracak olursanız, biraz amacından saptı ve reklam filmi havasına geçiverdi.

Sizleri saygı ve sevgiyle selamlarım..

Ahıska Türkleri'ni biliyor musunuz?

Yazar: Ümit Ensar

Ahıskalı bir ailenin eğitimci çocuğu.

Buna da göz atmak ister misiniz?

Gürcistan’a Dikkat!

Uzun zamandır Gürcistan’daki Rusya – ABD çelişkisi ve ona baskın yapacak gibi duran Rusya tehdidi, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir