HaberlerKöşe YazısıManşetTürkiye

Harbi Kürek Kısa mı?

Bir insanı tanımlarken yazar, şair veya gazeteci kelimelerini kullanmak onu ne kadar masum gösterir? Yahut hem solcuları hem sağcıları aynı anda eleştiren bir yazı var mıdır? Bu soruların cevabını vermek güç!
Harbi Kürek Kısa mı
Kasım’ın 19’u. Yıl 1918. Düşman kuvvetleri memleketin dört bir yanını bir fiil işgal etmiş. Henüz sarı saçlı mavi gözlü lider Samsun’a ayak basmamış. İçinde bulunduğumuz siyasi döneme damgasını vuran bir ismin danışmanı o dönemin tarihi sırlarında yerini alıyor. İstanbul’da Kürt Teali Cemiyeti adı altında bir oluşuma gidiyorlar. Günümüz Türkçesi ile Kürdistan Yükselme Derneği ismi ile bir örgüt kuruyorlar. Kurucular arasında bir isim var ki işte bu yazının asıl konusu o! Abdurrahim Rahmi Zapsu.
O dönemde kurulan bir çok cemiyet arasından sıyrılan Kürt Teali Cemiyeti bir ara Sivas Kongresini engellemeyi ve Mustafa Kemal‘i yok etmeyi bile düşünüyor. Bununla ilgili çeşitli çalışmalar yapıyor. Tarihin derin hafızalarına bu olay Ali Galip Vakası olarak geçiyor ve bizim Zapsu‘nun kurucusu olduğu cemiyet başarısız oluyor.
Şubat’ın 13’ü. Yıl 1925. Osmanlı Devleti’nin yerini Türkiye Cumhuriyeti almış. İçerideki meselelerin yavaş yavaş halledildiği, devrimlerin bir bir gerçekleştiği ve Misak-ı Milli sınırlarının oluşturulmaya çalışıldığı dönem. Doğuda bir karşılıklık var. Tarihe Şeyh Said İsyanı olarak geçecek olan bu olaylar neticesinde bir çok insan ölüyor. Tesadüf isyanın elebaşlarından biri olan isim ise çok tanıdık: Abdurrahim Rahmi Zapsu. İsyan sıkı tedbirler alınarak bastırılıyor. Şeyh Sait idam ediliyor, Zapsu ise sürgün.
Haziran’ın 28’i. Yıl 1949. Necip Fazıl öncülüğünde Büyük Doğu Cemiyeti adı altında bir dernek kuruluyor.  Necip Fazıl‘ın da içinde yer aldığı cemiyetin 9 kişilik kurucu heyeti oluyor. İsimlerden biri ise çok tanıdık: Abdurrahim Rahmi Zapsu! 19 Aralık 1950’de cemiyetin Diyarbakır şubesi Zapsu tarafından açılıyor. Zapsu kayıtlarda “Ehl-i Sünnet Sahibi – Maruf Muharrir” olarak geçiyor. Umumi Katip olarak görev alıyor cemiyette.
Abdurrahim Rahmi Zapsu ilginç bir evliliğe imza atıyor. Bedirhan Aşireti‘nin kurucusu Bedirhan Ağanın soyundan gelen Hidayet Hanım‘la evleniyor. Bu evliliğinden üç çocuğu oluyor. Çocuklarından Ayşe Hale isimli kızı Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu mezunu. Bu ülke ne garip değil mi? Ehl-i Sünnet sahibi diye adlandırılan isimlerin çoğu yabancı okullarla bir ilişki içerisinde. Ayşe Hale‘nin evliliği ise daha da ilginç. Musa Anter ile evleniyor. Tesadüf Musa Anter’de Kürt Milliyetçisi. 1992 yılında PKK kabuk değiştirince saflara katılan isimlerden biri Musa Anter. Tesadüf aynı Anter aslında bir ateist.
Torunu ise daha da ilginç bir isim. Cüneyd Zapsu! Bir dönemin Başbakanı Erdoğan‘ın danışmanlığını yapan bu ismin o dönemler danışmanlığını yaptığı kişi ile ilgili kurduğu cümlede ki “kullanın” kelimesi sanırım hiç kimsenin hafızasından silinmemiştir. Erdoğan‘ın kullanılması fikrini ortaya atan ilk kişi midir bilinmez. Lakin bu fikri ortaya attığı bilinen bir gerçektir. Bir bilinen gerçek ise eşidir. Eşinin başı açık bir şekilde ve erkeklerle aynı safta namaz kılmasına ne demeli?
Sanırım İslam‘ın yeniden şekillenmesi biraz zaman alacak. Lakin bir gerçek daha var. İslam‘ın yeniden şekillenmesi için gerekli hiçbir neden yok. Çünkü o kutsal bir kitaptan aldığı güçle bugün hala geçerliliğini korumakta. Tıpkı yarında korumaya devam edeceği gibi…
 

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir