Nedir Bu Posof'lu Hemşehriler'den Çekeceğim?

Yazımın birinde “Dava adamı olmak zordur” diye başlık atmıştım. 1829 yılında elimizden alınan bir hakkın iadesidir bizim davamız aslında. Dedelerimizin başlattığı mücadelede ellerinden aldığımız bayrağı hedefe taşımaktır bizim davamızdaki amacımız…

Uzun ince oldukça da taş ve dikenli bir yolda yalınayak ilerlerken yanımızda görmek istediğimiz adamlar çıkmış partizan kafasına bürünerek önümüze duvar örüyorlar bilmeden belki de…
Halbuki, günümüzde Posof’ta yaşayıp da bu davayı içinde hissetmeyenin insanlığından şüphe duyarım. Çünkü bugün Ahıskalıyım diyenlerin çoğu Posofluları da katarak “çakma” Ahıskalı diye adlandırmaktadırlar. Aslına bakarsak “çakma” Ahıskalı olanlar bu sözü kullananlardır. Neden mi? Çünkü bu “çakma” kelimesini kullananlar Ahıska’nın dışında doğup büyümüş ve Ahıska’yı da hiç görmemiş olanlardır bazıları. Oysaki Posoflu Ahıska’nın eşiğinde doğup büyümüştür. Çekilen tarihi acıları ve yaşananları o coğrafyaya bakarak her gün yaşamaktadır.
Böyle birisi çıkmış Facebook üzerinden bana atfen yalan yanlış iftiralar ile karalamaya çalışıyor.
Bir süre önce Ardahan’dan birisi çıkmıştı, onun niyeti belliydi, bölgenin demografik yapısının bozulması için çalışıyorlar. Dolayısıyla Ahıskalıları kötüleyerek, Ardahan ve ilçelerine gelip yerleşmelerine engel olmaktı.
Aradan bir süre geçtikten sonra Posof’tan Ecevit Ulavur çıktı sol uçtaki siyasi görüşleri nedeni ile durup dururken birilerinin gazına gelerek şahsıma saldırdı. Hatasını anladığında bir değil üç defa özür dilemek zorunda kaldı.
 
Şimdi de Nihat Kalem
Posof’ta yaşayan ve Ahıska ile de yakinen ilgilenen diğer bir hemşehrim çıktı sosyal medyada partizan kafasına bürünerek ağzımdan çıkmamış bir cümleyi ben yazmışım gibi dava üzerinde siyaset yapıyormuşum gibi ver yansın etti.
Elbette ki benimde bir siyasi ve dünya görüşüm vardır. Ancak hiç gördünüz mü benim dünya görüşümü veya siyasi görüşümü buralarda yansıtayım? Hiç gördünüz mü benim bu Ulvi Ahıska Vatan davası üzerinde siyaset yaptığımı?
Çünkü bizim davamız siyaset üstüdür. Bizim davamız partiler, tarikat ve cemaatler üstüdür. Sen siyasi bir beyin ile beni anlaman mümkün değildir be kardeşim. Sen davaya hep siyasi kimliğin ile bakar oradan nemalanmak istersin. Senin karşıt siyasetçinde aynı şeyi yapar. Davayı da siyasete karıştırırsan dejenere olur ve yıpratırsın. Buna müsaade etmemek için bu davaya soyunanların siyasi kimliğinden arınması gerekir.
Şimdi hayatımın önemli bir kısmını bu davaya ayırmış biri olarak beni sola veya sağa yamamak istemenizi anlayamadım. Hele hele hiçbir yerde ağzımdan çıkmayan cümleyi benim cümlenmiş gibi yorumlayıp yetmedi yazmanız sizin kişiliğinize sığar mı? Hangi karakteriniz bana söylemediğim, yazmadığım sözlerden dolayı iftira atmaya müsaade eder?
Lütfen kendinizi çek ederek özür dilemenizi bekliyorum Nihat bey. Yanılmış olabilirsiniz, eyvallah ama bundan öncekiler gibi çıkıp özür dilemeniz sizin kişiliğinizi gösterir. Özür dilemek önemli bir erdemliliktir. Bekliyorum bu erdemliliği gösterebilecek misiniz?
Şimdi Posof’ta emekli bir imam olan Nihat bey çıkmış bana “Zaten Ak partinin işi bostancı döğmek.” Diye yazdın diyor. Ben diyorum ki hiçbir yerde bu cümleyi kullanmadım. Burada parti purti bizi ilgilendirmez. Bizim işimiz Hükümet ve bürokratlarla. Ayrıca bilinmesi lazım ki her bürokrat da Ak Partili değildir.
 

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu