Ana Sayfa » Haberler » Ahıska Türkleri » Peki Şimdi Ne Olacak?
Ahıska Türkleri'ni biliyor musunuz?

Peki Şimdi Ne Olacak?

2018’e girdiğimiz geçtiğimiz günlerde Antalya’dan bir (gol) haber yayıldı. Camiamızın gündeminde bomba etkisi yaratan haberin içeriğine göre artık milletimin sırtından geçinen birçok STK’nın (yazının devamında kısaca işyeri olarak anılacaktır) faaliyet alanını değiştirmesi gerekecek. Tamam, tamam hadi daha konuyu daha geniş çapta ele alalım.

8 Ocak 2017 itibariyle Türkiye Cumhuriyeti’ne (yazının devamında kısaca Anavatan/vatan olarak anılacaktır) daha önce gelmiş gelmemiş, oturma izni almış almamış, o köylü bu köylü demeden, kimin akrabası yada yakını olduğu gözetilmeksizin, hangi “takımı” tuttuğu fark etmeksizin tek bir şartla vatandaşlığa başvuru hakkı doğacak. Tek şartı ise Ahıskalı Türk olması. Yani anlayacağınız üzere tek bir şartı sağlayan herkese vatan(ın)da vatandaş olma haklı sağlanacak. Bildiğiniz üzere Aziz Milletimizin adını taşıyan birçok işyerinde (hala STK demeye dilim varmıyor) 1992 sonrası SSCB’nin dağılmasıyla vatan topraklarına geri dönen soydaşlarımızın hukuken kabulünü simgeleyen vatandaşlık ve öncesinde resmî olarak vatanında yaşanması için gerekli olan ikamet tezkeresi (halk arasında oturma izni olarak da bilinir) kazanım süreçlerinde ciddi faydalar elde etmişlerdir. Yatırımlarını uluslararası seviyede yapmaları sebebiyle  “başarılı” olan “dava adamlarımızın” hizmet seviyeleri Tapu ve Kadastro Müdürlüklerindeki kayıtlı mülklerinden takip edilemeyecek seviyede olduğunu söylememiz mümkün. Uluslararası olan sadece yatırımlar değil. Birçoğunun birleşerek oluşturduğu sözüm ona çatı kuruluşu olarak kendini tanıtan tüzüğünde resmi olarak anavatanı Gürcü ve kendilerini Gürcü Diasporası olarak tanıtan kesimin bu işte ne gibi katkısının olduğu şu aşamada cevaplanmamış bir soru işaretidir. Nitekim kendilerinden henüz bir açıklama gelmemiş olması, uygulama için Antalya’nın pilot bölge olarak belirlenmesi, yakın süreçte yürüttükleri liste oluşturma işleminin devamını resmi kurumlara devretmeleri bazı cevaplar doğuruyor olsa da resmi açıklamayı camiamız sabırsızlıkla beklenmektedir.

Başlıktaki Peki Şimdi Ne Olacak sorusunu hep beraber cevaplamaya çalışalım. Artık ikamet tezkeresi ve vatandaşlık kazanım süreçlerindeki pürüzler giderildiğine göre gelecek perspektifi, projeleri, vizyon ve misyonu olan kısacası STK olmanın gereklerini yerine getirenlerin ayakta kalacağı zamanları göreceğiz. Nitekim vatandaşlık kazanmak Ahıskalı Türklerin vatanlarındaki yaşantılarında karşılaştıkları sorunlardan en basit olanı olarak ele alınmalıdır. Vatandaşlık aldık Peki Şimdi Ne Olacak ? Ne olacağını net olarak söyleyemesek de tahmini olarak neler olması gerektiğini ortaya koyabiliriz. 2018 itibariyle vatanın birçok şehrinde azımsanmayacak sayılarda yaşayan Aziz milletimizin her platformda temsilinin sağlanması, bulundukları illerde Muhtardan Millet Vekiline ülkenin kaderinin belirlendiği tüm platformlarda ve görevlerde yer almaları, STK’cılık anlayışına uygun şekilde genç kesimimizin yönetimde ve her alanda aktif görev almaları, yine bu genç kesimin büyüklerinden edineceği bilgiler ve deneyimler ışığında proje/fikir üretimine entegre olarak bu süreçte katalizör görevi görmeleri, bayrak yarışında bir sonraki 100 mt koşucularının hazırlanmalı ve buna benzer birçok şey sayabiliriz. Başta çatı kuruluş olduğunu iddia eden dernek olmak üzere bütün koltuklarına Diktatör STK yöneticilerinin edasıyla yapılmış yöneticilerin vatanımız başta olmak üzere uluslararası arenada milletimize verdikleri zararların hepsini burada anlatmak mümkün değildir. Yürüttükleri projelerde amatörlükler, yeni proje üretiminde yaşanan durağanlık, yönetici ve çalışanlarının her fırsatta temsil ettikleri milletimizin fertlerine ettikleri hakaretler, tepeden bakmalar ve hukuk konusundaki bilgisizlikleri, hukuki konulara yönelik yetersizliklerini gözler önüne seren yazılı yahut sözlü beyanatları sağlıklı bir insanın yapacağı işler değil. Maaş aldığı için yapmakla mükellef olduğu görevi gönüllü hizmetmiş gibi halkmıza lanse ederek her fırsatta minnet etmeleri “Siz bana teşekkür edin, sizin için bir şeyler yapıyorum” tutumuyla hareket edenlere kim çeki düzen verecek? Hatta yer yer gerek sosyal medyada gördüğümüz gerekse de gerçek hayatta tanık olduğumuz toplantı ve söylemlerde halkımızı azarlayıcı aşağılayıcı ifadelerin kullanılması üstüne üstelik bu derneklerde görevli Ahıska Türklerinden olmayan personellerin “Ahıska Türkleri beni el üstünde taşımalı” türünde olan ifadeleri gerek benim tarafımdan gerekse de ait olduğum toplum tarafından hoş karşılanmamaktadır. halkımıza edilen hakaretler onlarla sınırlı kalmıyor, iş vatanımızda yürüttüğü görev itibariyle milletimize faydalı olan devlet memurlarımıza kadar ulaşıyor maalesef. Personellerden sürgünü yaşamamış, biraz araştırılsa Ahıskalı Türk olmadığı açıkça görülen kişilerin bu tavır ve tutumlarla milletimizi zan altında bırakması da ayrı bir sıkıntı. Ne denir ki? Nasıl ifade edilebilir ki bu yapılanlar? Allah ıslah etsin, akıl fikir versin.

Peki biz ne yapacağız? Evet, millet olarak ne yapacağız sorusu üzerine çok düşünülmesi ve konuşulması gereken bir konudur. Her bir Ahıskalı Türk öncelikle kendi tarihini, kültürünü öğrenmeli ve milletinin derdiyle dertlenmelidir. Biz sayısı 400 milyona ulaşmış büyük Türk Milletinin asil ve özel fertleriyiz. Türk dünyasının ekonomik, siyasi, akademik ve diğer tüm alanlardaki işbirliğinde her Ahıskalı Türk’e görev düşüyor. Bizler daha çok oku(n)malı, yaz(ıl)malı, analizler yaparak bize servis edilen bilgileri ve konjonktürü iyi gözlemleyerek genel perspektifte sıkı değerlendirmeler yapmalıyız. Herkes kendi alanında ilerlemeli ve mesleğini dünya standartlarında icra etmenin yollarını aramalıdır. İnterdisipliner ürünler için farklı alanlardaki uzmanların bir arada ortaya koydukları ürünler hariç tutulacak şekilde doktoru, tarihçisi, imamı, dil bilimcisi, avukatı, ilahiyatçısı, iş adamı ve diğer aklınıza gelecek her meslekten olanlar kendi disiplinlerinde işler üretmelidir. Kaliteli ürün ortaya koyabilmek ancak bu yolla mümkündür. Kaliteli ürünler ortaya koyulursa vatanımıza ve ait olduğumuz milletimize faydalı olunabilir. Biz vatana kavuşmuş ve bayrağımıza ulaşmış Ahıskalı Türkler olarak her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu kadim topraklar üzerinde kurulu devletimize her alanda hizmet etmek istediğimizi bildirmek isteriz.  Kısaca daha net bir şekilde ifade edecek olursak önümüzdeki 2 yıllık süreç birçok fırsatı beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz çeyrek asırlık süreçte yaşananlardan ders çıkararak süreci iyi değerlendirmemiz gerekiyor.

 

Ahıska Türkleri'ni biliyor musunuz?

Yazar: Ali Mirdas

Fotoğraf çekmeyi seven, sohbeti genellikle sevilen, yurtsever vatandaş...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir