Ahıska TürkleriHaberlerKöşe YazısıManşet

Sona Bir Kala

Darbe teşebbüsü olalı tam 19 gün oldu. Yaşanan olaylar sonrası bir çok üzücü gelişmeler oldu. Özellikle kaybettiğimiz canların telafisi mümkün değil. Darbe girişiminin en önemli kazananı ise çok farklı bir kavram oldu. Darbe girişiminin kazananları arasında demokrasi, CNN Türk, TRT Haber Spikeri, Emniyet Müdürlüğü, siyasi partiler ve basın gibi onlarca kişi, kurum ve kuruluşlar gösterilebilir. Ancak bence darbe girişiminin asıl ve tek kazananı “bu güzel ülkenin dışarıdan yapılacak müdahalelerle yıkılmayacağı, baki kalacağıdır.” Halk sadece demokrasiye yönelik saldırıya değil aynı zamanda okyanus ötesi “şer odaklarına” karşıda dik bir duruş sergiledi. Bu dik duruşu sergileyenlerden biri de Ahıska Türkleri diye adlandırılan toplumumuz. Peki bu dik duruşu Ahıska Dünyası’nı ilgilendiren konularda sergileyebilecek miyiz?
sona bir kala hd
Bugün Ahıska Dünyası’nı temsil eden kurum ve kuruluşlar içerisinde parmakla gösterilen bir birlik var. İsmi Dünya Ahıska Türkleri Birliği. 24 Mayıs 2010 tarihinde “Dünyanın neresinde olursa olsun Ahıska Türklerini ve Ahıskalı Türklerin kurdukları sivil toplum örgütlerini koordine etmek ve birlikte hareket etmelerini sağlamak” gayesiyle kurulmuş bir kurum. Kurucu yönetim kurulunu saymazsak bugüne kadar iki farklı yönetim kurulu görev aldı DATÜB’te. Zaten belki de bu yüzdendir ki ben dahil Ahıskalı bir çok Türk DATÜB’le ilgili tanımlama yaparken 1. ve 2. dönem diye tabirler kullanmaktadır.
 
1. dönemde yer alan bazı isimler ikinci kurultay sonrası değişti. Aslında ikinci kurultay sonrası tek değişiklik yönetim kurulu ile ilgili değildi. En önemli değişiklik merkezle ilgili yaşandı bana göre. Sadece o dönemde değil bugün bile yanlış bir strateji olarak değerlendirdiğim bir karardı bu. Ankara’da olan merkez İstanbul’a taşınmıştı. Bu değişikliğin altında yatan bir çok sır vardır. Ancak bugün benim konum bu olmayacak. Bugün ne Ziyattin Kassanov’u ne Fuat Uçar’ı eleştireceğim. Benim bugün ilgi odağımda özel bir isim var: Sedir Eibov!
 
Sedir Bey’le yaklaşık 6 yıldır tanışırız. Kendisi ilk dönemde olduğu gibi ikinci dönemde de yönetim kurulunda yer almayı başaran isimlerden. Neden ve nasıl tekrar yönetime girdiği Ahıska Bürokrasisinin arka sokaklarında konuşulmaya devam ediliyor. Kimilerince dedikodu kimilerince gerçeğin ta kendisi konuşulanlar. Ben biraz geçmişten bahsetmek istiyorum bu konuşulanlardan ziyade.
 
Sedir Bey’le ilk tanışmamız Bursa’da olmuştu. Kendisi Bursa’da ki dernekleri ziyaret etmek için DATÜB Başkanı Ziyattin Kassanov tarafından görevlendirilmişti. Sonrasında pek çok farklı yerde pek çok farklı ortamda görüşme imkanımız oldu. Görüşmelerimizin asıl maksadı ise kurulması gündemde olan DATÜB Gençlik Kolu’ydu.
 
Birimlerin Oluşturulması Yönünde Karar Alınıyor
İlk kurultay sonrası bir karar alındı DATÜB’te. DATÜB’e bağlı alt birimler oluşturulacaktı. Bu birimlerin tespiti ile görevlendirme Sedir Bey’e verilmişti. Kurultay sonrası Başkan seçilen Ziyattin Bey ise bize müjdeyi vermişti: 6 ay içerisinde DATÜB Gençlik Kolu kurulacak!
 
DATÜB Gençlik Kolu Kuruluyor
DATÜB Gençlik Kolu benim için bir hayalden öteydi. O dönemde ASU’nun AHİMED’e dönüşerek bağıra bağıra FETÖ propagandası yapması benim için DATÜB Gençlik Kolu’nu vazgeçilmez bir tutku haline getirmişti. Zaten Ahıska adı ile kurulan STK’ların DATÜB çatısı altında toplanması Ahıska Gençliği’nin de bu oluşumda yer alması gerektiği gerçeğine itmişti beni. O dönem sıkı dirsek temasında bulunduğum Turana Asgarova, İsmail İdris ve Alişir Feyziyev ile bu konu üzerinde bir çok görüşme yapmıştık. Dört kişilik küçük bir grup olmamıza rağmen Ahıska Dünyasında söz sahibi olan yüzü aşkın kişi ile yaptığımız görüşmeler neticesinde DATÜB Gençlik Kolu ile ilgili bir taslak hazırlamıştık. Sıra bunu DATÜB’e sunma işine gelmişti. Elde ettiğimiz tüm bilgileri Bursa ve Ankara’da Sedir Bey’e sunmuştuk. Bununla yetinmemiş eşi Roza Hanım’a farklı dönemlerde bu bilgileri sunmuştuk. Başkan’a bile Ankara ve İstanbul’da bu bilgiler verilmişti. Görüşmeler bizim açımızdan umuda yönelik bir yolculuk olmuştu her zaman.
DATÜB Gençlik Kolu Şekilleniyor
Yapılan onca görüşmenin neticesini bekleyip sürekli “şu tarihe kadar kurulacak” cümleleriyle kendimizi avutuyorduk. Taslak üzerinde sürekli yeni bilgiler ve fikirler neticesinde güncellemeler yapıyorduk. Örneğin DATÜB Gençlik Kolu Başkanı’nın görev süresi ilk yapılan taslakta bir yıl olarak belirlenmişti. İsmail İdris buna itiraz ederek bir yılın çok kısa bir süre olduğunu ve bunun iki yıla çıkarılması gerektiğini belirtmişti. Başkan’ın görevi iki yıla çıkmıştı bir anda. Daha sonra Burhan Özkoşar aslında bunun üç yıla çıkması gerektiğini haklı gerekçeleri ile anlatmıştı. Bu teklif kabul görmüş ve görev süresi üç yıla çıkarılmıştı. Sadece bu değişiklikler yoktu tabi ki. DATÜB Gençlik Kolu’nda görevli Eğitim Birimi aslında Sabina Dursun’un müdahaleleri ile şekillenmişti. Eskiye göre daha güzel bir hal almıştı. İstanbul’dan arkadaşım olan Reyhan İsmailoğlu ile yaptığım sohbetler ise DATÜB Gençlik Kolu’nda Dış İlişkiler Birimi’ni oluşturmamız gerektiğini göstermişti. Reyhan’ın bundan haberi bile yoktu. Onunla hiçbir zaman DATÜB Gençlik Kolu ile ilgili görüşmemiştik. Güncel Ahıska Türkleri problemleri üzerine olmuştu tüm konuşmalarımız. Farklı bir örnek ise Ankara’da üniversite öğrencisiyken yaptıkları çalışmalarla gündeme gelmiş Dj İss diye bilinen İslam Mustafa ve Anzor Emir’den gelmişti. Aslında ikisiyle de bu konuları hiçbir zaman görüşmemiştik. Beraber yaptıkları çalışmaların videolarını Anzor’un yayınlaması aklımızda Ahıska Türkleri Folklor Ekibi kurulması yönünde fikir oluşmasını sağlamıştı. Üniversite öğrencilerinden oluşan ve Türkiye’de yer alan üniversitelerde Bahar Şenlikleri diye adlandırılan programlarda yer alacak bir ekip. Belki bir gün uluslararası arenada boy gösterirler diye içten içe hayaller kurardık. Yaşadığımız hayatta karşımıza çıkan olaylardan bir şeyler almaya çalışarak DATÜB Gençlik Kolu’na yönelik sürekli bir gelişim çabasında bulunuyorduk. Üzerinde durduğumuz en önemli husus ise bugünün öğrencilerini yarının akademisyenleri yapma girişimiydi. Sürgün başta olmak üzere Ahıska Türkleri’nin hayatına yön vermiş toplumsal olaylara yönelik belgesel çekme teşebbüsleri, Türk Gençlik Kurultayında, Ahıska Türkleri’ni temsil etme çalışmaları, Çanakkale ve Sarıkamış’a dair kahramanlık girişimlerine yönelik ziyaret planları ve nicesi. Her yıl Türkiye’de yapılan ve bugün Ahıska Gecesi diye adlandırılan aktiviteleri bile yeniden tasarlamıştık. Bu aktiviteler iki farklı konsepte olacaktı. Birinci aktivite yurt içi olacaktı. Örneğin Türkiye’de yer alan üniversite öğrencileri ve Ahıskalı Gençlerin katılımı ile sağlanacaktı. Bu aktivitelerde salonlara kapanmak yerine halka açık alanlarda emniyet, belediye ve valiliklerden izinler alınarak gösteriler yapılacak, Ahıska Türkleri’ni tanıtacak broşürler ve Ahıska Kültürüne mal olmuş yemekler sokaktan geçen insanlara dağıtılacaktı. Her programda mutlaka gençlere örnek teşkil etmesi adına iki saatlik bir konferansa yer verilecekti. Yurt dışı programları ise daha da farklı bir konsepte olacaktı. Her yıl farklı bir ülkede yarışmalar olacaktı. Bilgi, şarkı, tiyatro ve spor alanlarında yapılacak yarışmalar internetten canlı yayınlanacaktı. Bu yarışmalar yapılırken DATÜB Gençlik Kolu’nun internet sitesinde oylama yapılacak ve oylama sonuçlarına göre kazanan belirlenecekti. En çok puanı alan ülke bir sonraki sene yarışmaya ev sahipliği yapacaktı. Üst üste iki kez aynı ülke kazanırsa bir sonraki sene yarışma ikinci kez aynı ülkede olmasın diye yarışmanın kazananı olan ülkeye değil de ikinci olan ülkeye verilecekti ev sahibi olma görevi. Hayallerimiz ve umutlarımız genişti anlayacağınız. Gördüğümüz her şeyden bir anlam almaya çalışıyorduk.
Acı Gerçekler
Biz tüm bu umuda ve aydınlığa yönelik hayaller içerisinde gezerken hiç planlamadığımız bir olay yaşanacaktı. Sedir Bey ile Rüstem Alioğlu’nun tanışması her şeyi bir anda değiştirecekti. Rüstem Alioğlu ile tanıştıktan sonra Sedir Bey’de 180 derecelik bir dönüş yaşanmıştı. Bir ara “haddini aşan” Sedir Bey aslında DATÜB Gençlik Kolu’nu kurma görevini AHİMED’e verebileceğini bile belirtmişti. AHİMED dediği şeyin bir STK olduğunu ve bunun ayrımcılık olduğunu kendisine yaptığımız görüşmelerde anlattık. Bunun dışında FETÖ ile ilişkisini ve FETÖ’ye bakış açısını sadece yüz yüze görüşmelerde değil farklı zamanlarda telefon aracılığıyla bile ilettik. Ama hiçbir zaman geri adım atmadı AHİMED’e yönelik ayrımcı tutumundan. Son yaşanan gelişmeler ise bize umut ışığı olmuştu yeniden. Sedir Bey öğrenci listelerini istemişti bizden. Bu isteğini yerine getirmek için kendisinden süre istedik. Çünkü o dönem yarı yıl tatiliydi ve bir çok öğrenci yurt dışına gitmişti. Böyle bir ortamda sağlıklı verilere ulaşamazdık. İsteğimizi geri çevirdi ve Mart’a kadar süre verdi. Oysa ki öğrenciler o yıl Mart’ın ortalarına doğru gelmiş olacaktı Türkiye’ye. Bir anda başarısız ilan edildik! Edildik çünkü bunu başarısızlık olarak nitelendirmişti.
Kabuğumuza Çekilme Vakti
Bizim başarısız olduğumuzu ısrarla DATÜB Yönetim Kurulu üyelerine söylüyordu. Başarısız olmamızın nedeni ise 15-20 günlük süreçte listeleri toplamamış olmamızdı. Geri çekilme kararı aldık. Bildiği yöntemleri devreye sokmasına ve DATÜB Gençlik Kolu’nun oluşmasına vesile olması için kendi kabuğumuza çekildik. Sonuçta bu birim oluştuğu zaman bir seçim olacaktı. Zaten hedefimizde bir koltuk yoktu. DATÜB Başkanı dahil bir çok kişiden DATÜB Gençlik Kolu Başkanlığı için teklif almıştım. Ama hiçbir zaman bu görevi istememiştim. Benim Başkan olarak görmek istediğim kişi her zaman Turana olmuştu! ASU’yu kuran bayanı bizden önceki jenerasyon kovmuştu ama DATÜB Gençlik Kolu bir bayanın başkanlığını görmeliydi. Tabi bu bizim isteğimizle olacak bir şey değildi. Sonuçta yapılacak oylama vardı. Oylamadan çıkacak sonuç belirleyecekti başkanı. Bu düşüncelerle geri çekildik ve izlemeye başladık yaşananları. Zamanla taşlar yerine oturacaktı. Özellikle de Sedir Bey’in bugün FETÖ ile ilişkisi yüzünden kapatılan Birey Koleji’ne ortak olması her şeyi açıklayacaktı. Ama biz o günlerde bunu bilmiyorduk. Bir kez daha ticari ilişkiler yüzünden Ahıska Dünyası’nın geleceği olan “Gençlik” adına bir kıyım yaşanmıştı.
Sonra neler oldu?
O listeleri oluşturma görevi Rüstem Alioğlu’na verildi. Yıl 2016! Mart 2012’de verilen görevin üzerinden dört yıl geçti. Rüstem Alioğlu halen listeleri toparlayıp DATÜB’e vermiş değil! Bundan nasıl emin olabileceğimi düşünüyorsunuzdur sanırım. O dönemde çeşitli şehirlerle iyi ilişkilerimiz vardı. O şehirlerden öğrenci listeleri hiçbir zaman istenmedi! Tüm buna rağmen Rüstem Alioğlu her zaman Sedir Bey tarafından elle tutulur gözle görülür bir şekilde DATÜB’e adapte edilmeye çalışıldı. Peki sadece o muydu DATÜB’e adapte edilmeye çalışılan? Tabi ki hayır. Mensubu olduğu AHİMED ve saz arkadaşı TASİYAD’ta bu “kayırma” olayından olumlu bir nasip alacaktı. DATÜB Gençlik Kolu ile ilgili taslağın son haline ise hiçbir zaman ulaşamadılar. O zamanı geldiği gün gün yüzüne çıkmak için rafa kaldırılmıştı. Tüm bu yaşanan gelişmeler sonrası öğrenciler tarafından başlatılan bir “darbe” ile demokrasi kazanmıştı savaşı. Ahıskalı Gençler Birliği adı altında kurulan birliğin seçilmiş Başkanı’na günümüz şartlarına uyarlanarak teslim edildi. Ahıskalı Gençler Birliği’nin seçimden sonra ki ilk toplantısında bazı değişikliklere maruz kaldı ve son halini aldı. Dün hazırlanan proje bugün Ahıskalı Gençler Birliği adı ile hizmet veriyor!
Beklenen şeyler
Yarın yapılacak bir toplantı var. DATÜB’te yapılacak toplantıya sadece STK’lar değil Ahıska Dünyası’na ait bir çok isim davet edildi. Toplantıya katılma ile ilgili kararı henüz vermiş değilim. Daha önceden bir çok kez bu tür toplantılara katılmış bir insanım. Zaten bu yüzden kararsızım hala. Ancak Ahıska Türkleri gibi benimde bazı beklentilerim var bu toplantıdan! Hem birinci dönemde hem ikinci dönemde DATÜB’e bağlı kurulacak alt birimlerin (alt birimlerin ismi aşağıda yer almaktadır) oluşturulmasında görevli Sedir Eibov’un istifa etmesi! Bugüne kadar bu birimleri oluşturmaması zaten başlı başına bir başarısızlıktır. Bunun dışında FETÖ’ye yakın kuruluşlarla yapmış olduğu “Ticari İlişki” ise güven duygusunun zedelenmesine fazlasıyla yol açmıştır! Ayrıca Ahıska’ya dönüş konusunda yaptığı “pasif” çalışmalarla gündemde yer alan İsmail Molidze’nin durumunun yeniden değerlendirilmesi! Son olarak ise FETÖ’ye yakın olduğu iddia edilen Marat Rasulov hakkında araştırma yapılması. Araştırma sonrası ya aklanması ya da görevine son verilmesi!
Tek beklentim bu değildir tabi ki! Halkın seçtiği “delegeler” ile önümüzde ki 1 yıl içinde yeniden DATÜB’te seçime gidilmesi. Şayet mevcut DATÜB Başkanı Ziyattin Kassanov yeniden seçilirse bugün içinde bulunduğumuz bölünmüşlük ortamı sona erer. Yok seçilemezse yeni Başkan ile Ahıska Dünyası yeniden şekillenir!
Toplantıya bir gün kaldı. Bakalım ne kararlar alınacak toplantıda!
 
Sedir Bey, DATÜB Yönetim Kurulu tarafından aşağıda ki komisyonların oluşturulması için görevlendirilmişti;

  • Göç Komisyonu
  • Sanat ve Edebiyat Komisyonu
  • Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu
  • Gençlik ve Spor Komisyonu
  • Kadın Kolları Komisyonu
  • Eğitim ve Kültür Komisyonu
  • Uluslararası İlişkiler ve Hukuk Komisyonu
  • Tarih Komisyonu

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir